ANTİOKSİDANLAR:

ONLAR SÜPER CİLT BESİNLERİ

Herhangi bir
dermatoloğa gidin ve dermatoloğunuz güneşten korunmanın önemini size nazikçe
hatırlattıktan sonra, muhtemelen cilt bakım rutininize bazı antioksidanlar
eklemenizi önerecektir. Sivilceden yaşlanmaya kadar her şeye yardım
edebileceğini iddia ediyorlar, ama bu maddeleri tam anlamıyla cildimiz için güç
santralleri yapan nedir? İşte bilmeniz gerekenler…Başlıyoruz:)

Antioksidanlar Nedir?

Basitçe söylemek
gerekirse, antioksidanlar zararlı moleküllerin neden olduğu hücre hasarını
engellemeye yardımcı olur.

Vücudumuzun en
büyük ve koruyucu organı olan cilt, UV radyasyonu, sigara dumanı, çevresel kirlilik,
duygusal stres ve zayıf beslenme gibi oksidatif streslere karşı korunmada çok
önemli bir rol oynar. Tüm bu etkenler yaşlanmaya ve hastalığa katkıda bulunur
ve bunların bir çoğuyla her gün karşılaşırız. Kısaca oksidatif stres;
serbest radikallerin üretimi ile vücudun zararlı etkilerini önlemek için
antioksidanları kullanma yeteneği arasındaki dengesizliği temsil
eder. Vücudumuz oksidatif stresin etkilerini dengeleyen antioksidanlar
üretme konusunda yetenekli olsa da, yaşlandıkça ve yukarıdaki saldırılardan
zaten zarar görmüş olan cildimizdeki antioksidanlar azalır.

Vücudumuz
tarafından üretilen, antioksidan gıdalarla beslenerek ve cildimize uygulayarak
elde ettiğimiz antioksidanlar, vücudumuzun güçlü savunma sistemine
entegredir. Sağlıklı cilt, elektronu eksik  ve böylece kararsız hale dönüşmüş olan bir
serbest radikal atomunun veya molekülünün eksik elektronunu tamamlamak  için kendisine en yakın kararlı moleküle
saldırması ve böylece  DNA, proteinler,
lipitler ve zarı dahil olmak üzere bir hücrenin tüm bileşenlerine hasar
vermesine müdahale eden antioksidanlar üretir.  Antioksidanlar, kendi
elektronlarından birini sunarak bu hasarı nötralize eder, böylece
kırışıklıklardan, hiperpigmentasyona; kanserden Alzheimer, Parkinson’a  ve göz (olur katarakt ve yaşa bağlı maküler
dejenerasyon gibi hastalıklar)dahil olmak üzere daha fazla hasara ve hastalığa
neden olabilecek hücre ve doku parçalanmasının önlenmesine yardımcı  olurlar.  İşte tam bu yüzden antioksidanlar serbest
radikal süpürücüsüdür diyebiliriz.

Enzimler,
polifenoller ve C vitamini, E vitamini ve beta karoten gibi diğer maddeleri
içeren antioksidanlar;  oksidasyonun
(serbest radikal hasarı) zararlı etkilerini önleyebildikleri için genellikle
Pac-Man ordusu olarak tanımlanırlar. Karakterler avlanıyor ve serbest
radikalleri topluyorlar. Ama aslında  bu tam olarak doğru değildir. Antioksidanların
serbest radikalleri yok etmek yerine nötralize ettiklerini söylemek daha
doğrudur. Ancak bunun hakkında biraz  düşünürseniz, oksidatif stresin etkilerini
dengelemek; daha az serbest radikal hasarı ile sonuçlanır. İşte günlük hayatımızda
sıkça karşılaştığımız çok basit bir kanıt verelim!  Kesildiği için havaya maruz kalmış, kısa bir
süre sonra da serbest radikal hasarı (oksidasyon) kirli işini yaptığı için
kahverengiye dönüşen bir elmayı ele alalım. Ancak, kestiğiniz bu  elma dilimlerini antioksidan bakımından zengin
limon suyu ile ıslatın veya limon suyunda bekletin, çok daha uzun süre taze
kalmaya devam edeceğini gözlemlersiniz.

Antioksidanlar Yaşlanmaya Yüz Tutmuş Bir Cilt İçin
Ne Yapar?

The Journals of Gerontology ‘ de
araştırmacılar, “insanın
yaşlanması ‘inflammaging’ olarak
tanımlanan kronik, düşük dereceli inflamasyon ile karakterize edilir” şeklinde
belirtmişlerdir. Dermatology Research and Practice ‘de yazan başka bir grup araştırmacı ise
yaşlanma için iki teori üzerine karar kılmışlardır : Birincisi, azalan hücresel
yaşam süresi, azalan yanıt ve işlevsellik ve işlevsiz bağışıklık yanıtlarına
odaklanırken; ikincisi “çevresel zararlara, DNA hasarına, iltihaplanma ve
serbest radikal oluşumuna odaklanır”.

Ancak
antioksidanlar bu konuda bize yardımcı olabilir.  Oxidative Medicine
and Cellular Longevity
‘de
yayınlanan bir araştırmada araştırmacı yazarlara göre : “Beslenme
değişiklikleri  ve özel besinler;
oksidatif stresi ve serbest radikal oluşumunu azaltmaya ve böylece cilt hasarı
sürecini yavaşlatmaya yardımcı olabileceğine dair kanıtlar ortaya çıkıyor” ,
”Foto-yaşlanmanın birincil tedavisi foto-koruma iken, antioksidanların
kullanımıyla ikincil tedavi sağlanabilir” şeklinde belirtmişlerdir.

Akne ve Rosacea’yı Tedavi Etmek İçin
Antioksidanlar Ne Yapar?

Antioksidanların iltihaplanma üzerindeki etkisi ile ilgili artan kanıtlar göz önüne alındığında, akne  ve  rosacea gibi iltihaplı cilt hastalıklarını tedavi etmek için antioksidanların giderek artan bir şekilde kullanılması şaşırtıcı değildir  . Aslında,  Lipids and Health Disease ‘de yayınlanan bir makaleye göre  , araştırmalar akne eğilimli bireylerin sadece sistematik olarak oksidatif stres artışı göstermediğini (A ve E gibi antioksidan vitaminleri bakımından düşük kan seviyeleri dahil)

), aynı zamanda oksidatif stres de “sivilcede iltihaplanmayı tetikleyeyici” olarak  işlev görebilir. Ayrıca,  Journal of Clinical and Aesthetic Dermatology ‘de yer alan bir makalede, akne hastalarının geleneksel olarak topikal salisilik asit ve benzoil peroksit ile tedavi edildiğini, E vitamini bakımından zengin ayçiçeği yağı tedaviye eklendiğinde daha da iyileşme gösterdiğini bildirmektedir.

Benzer şekilde, antioksidanlar, lekelere, yüz kızarıklığına, gözle görülür kılcal kan damarlarına ve hassas, kuru cilde neden olan başka bir iltihaplı cilt durumu olan rosacea tedavisinde faydalı görünmektedir. Journal of Clinical and Aesthetic Dermatology ‘de yayınlanan bir makaleye göre  , rosacea;  “UV hasarı, vasküler değişiklikler ve oksidatif doku hasarı gibi çeşitli işlemlerle çeşitli mekanizmalarla bağlantılıdır”. Çalışma ayrıca hastalıklarla mücadelede en etkili ajanlardan bazılarının anti-enflamatuar özellikler sunan ajanlar olduğunu da not ediyor.

 Journal of Pharmacy and Pharmacology 'de, bazı antibiyotiklerin rosacea'nın tedavisinde terapötik etkinliğinin antioksidan etkilerine dayandırılması diğer araştırmacılar tarafından yinelenen bir bulgudur . 

Antioksidanların Faydaları

Oksidatif stres
serbest radikaller ve antioksidanlar arasındaki bir dengesizliktir – serbest
radikaller en üste çıkar. Amacımız elbette bu dengesizliği
çevirmek. Bu yüzden serbest radikal temizlemeye karşı ilk savunma hattı,
güneşten korunarak, kimyasal içermeyen güneş koruyucu uygulayarak ve sigara
dumanından ve diğer cilt düşmanı  kimyasal kirleticilerden kaçınarak cildimize
yapılan çevresel saldırıların sınırlandırılmasıdır.

 Cildimize
gelince,  antioksidanlar serbest radikal
temizliğine karşı başka bir savunma hattı sağlar. Dermatologic
Therapy
‘de yayınlanan
bir raporda  “topikal antioksidanların kullanımı dermatologlar
arasında geniş biyolojik aktivitelerinden dolayı önem kazanıyor.” Olarak
belirtildi. Güzellik cephaneliğinizdeki antioksidanlar ne kadar çok olursa,
cildinize o kadar fazla koruma ve destek sağlarsınız.

Cilt İçin En İyi Doğal Antioksidanlar

  • Yeşil çay yağı – Ölü cilt hücrelerini bir arada
    tutan yağı eritir, cilt dökülmesini azaltır ve görünümü iyileştirir
  • Yeşil çay özü – İltihapla savaşırken cildi
    tonlar ve yatıştırır.
  • Beyaz çay özü – Yeşil çay özünden daha güçlü bir
    yaşlanma karşıtı ajan; kolajene ve elastaza saldıran enzimlerle
    savaşır.
  • Deniz yosunu özü – Cildin nemlenmesini destekler,
    hücre aktivitesini korur ve güçlü bir antioksidan görevi görür. Kolajen
    üretimini destekler ve yaşlanma karşıtı olarak güçlü bir role sahiptir.
  • C vitamini (askorbik asit veya
    türevleri) –
    Hücreleri
    onarır, böylece kolajen üretimini eski haline getirirler.
  • Ferulik asit – Güneşten zarar görmüş cildi
    onarır ve C Vitamini ile birleştiğinde çok etkilidir.
  • Havuç tohumu yağı – Cilt tonunu, elastikiyetini ve
    genel sağlığını geliştirmek için cilt bakımında yüzyıllardan beri kullanılır.
    Doğal güneş koruma özelliğine sahiptir.
  • Üzüm çekirdeği yağı – İltihaplanma ile mücadele eden
    antioksidanlar ve yumuşatıcılar açısından zengin yaşlanma karşıtı bir güç
    merkezidir. Bilinen en iyi kırışıklık karşıtı bitkisel yağlardandır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Chat with us on WhatsApp
%d blogcu bunu beğendi: